ŞEFTALİ HAKKINDA

Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olan şeftali kiraz ve kayısı gibi gülgiller ailesindendir. Şeftalinin ana vatanının Doğu Asya ve Çin olduğunu düşünülmektedir. Çin de şeftali uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolü olarak görülmüştür. Çin sanatında çömlek ve porselen dekorasyonunda kullanılmıştır. Avrupa'ya İran'dan İspanyollar tarafından getirtilmiştir. Romalılar MÖ 1000 yıllarında bu meyveyi tanımışlardır. Romalılar şeftaliye "Prunus Persica" adını vermişlerdir.

Çekirdeği kolay ayrılana yarma şeftali, ete yapışık olana et şeftalisi denir. Yarma şeftali genellikle taze meyve olarak tüketilir. Et şeftalisi ise konserve yapımında kullanılır. Nektarin denilen tüysüz bir çeşidi de vardır. Çekirdeği tek ve serttir.

Ağaçları 3-5 m. kadar boylanabilir. Çok sayıda olan ve ağacı örten yaprakları, sapında 2-5 adet balozu bezi bulunan kenarları dişli, yeşil renkli ve ok ucu biçimlidir. İlkbaharda erkenden ve yaprağından önce açan pembe renkli çiçekleri yabani güle benzer. Çeşitlerine göre hazirandan eylül ayına kadar olgunlaşan şeftali meyvelerinin pek çok çeşidi vardır.

Meyve sarı, krem ya da yeşil üzerine morumsu kırmızı renkli, ince tüylü ve ince kabukludur. Beyaz, kırmızı (kana benzer lekeli) ya da sarı renkli olan eti bol sulu, tatlı ve hoş kokuludur.